sahilde bozdu beni

selam ben 19 yaşında güzel bir bayanım.hikayem sidede geçti.sevgilimle orada tanıştık.ilk görüşte aşk böyle başladı yani.çok geçmeden tutulduk birbirimize.ben denize giderken ona göz atmaya başladım,sende gel peşimden gibisinden.geld tabii duramazdı beni görünce yerinde.tabii sikide hemen selam veriridi bana,görürüdüm ama çaktırmadım hiç canımın çektiğini.taa ki o güne kadar:)mayomu giydim.tangalı bu arada mayomda.denize girdim yüzdüm epeyce.sonra hava kararır gibi oldu.herkes eve gitmeye başladı artık.benimki beach clubta minderlerin üzerinde serilmiş yatıyo.hain dedim içimden naza çekiyor be kendini diye söylendim, ki bir baktım üzerini çıkarttı denize atladı bi de bi havalar bi işveler görseniz sanki hatun o dersiniz bu kadar olur:) yanıma geldi suda soğumuş ha dedi…yaaa dedim öyle benide soğutacak bir hamle yapsan kıytırık sende deim.yüksek sesle düşündüm bu arada aynen sarfettim bu sözleri…sonra mı? dudaklarıma yapıştı eşşoğlusu zaten acaip arzuluyordum ben onu daha fazla emdim aşkım ya ne kadar ateşlisin dedi.elini amıma götürdü.kes be elleme felan dedim ama ,bendekide istemem yancebime hesabı bu arada.okşaması için onu yüreklendirdim;saçlarını okşadım,dudaklarını daha şehvetli ısırdım yaladım.artık siki taş gibi olmuştu suyun altından selam veriyordu kerata:) dayanamadık sikişe ramak kala.sudan çıktık hava jararmıştı beachte kimse yoktu biz ve yengeçler dışında… tangamın kenaerını yırttı hayvan gibi erkeğim saldırdı bana.hem öpüyordu hemde taş gibi sikini amıma sürüyordu canım bebeğim diyerek inliyorduk ikimizde.sokiymmi dedi.beklediğin hata aşkım dedim.erkeğim sik beni lokomotif gibi sik aşkım kocacım derken.kazık girdi amıma bir acı bin zevk dolu dakikalar başlamıştı artık.memelerimi emiyordu inleyerek,o anda aşktan ve zevkten öleceğimizi sandım.o dakikaların geçmemesi için herşeyi yapardım inanın.amımdan çıkarttı sikini delifişeğim sonra hayvan gibi öpüştük en az yarım saat.amımdan kanlar akıyordu ama onu öperken acısını hiç hissetmedim. aşkım benim onu çok seviyorum.iyikide seviştim onunla çünkü sevdiğim birine verdim en değerli varlığımı kızlığımı pişman değilim.Allah kimseyi pişman etmesin dileğiyle.hala birlikteyiz ve canımız ne zaman oyun isterse sahile gidiyoruz.tabii yazın. zevk dolu sevişmeler…
Canli sikiş sohbeti yapmak için beni araya bilirsiniz. 00 237 800 00 66

Bakireliğimi Öğretmenin Bozdu

Selam bakire seks hikayeleri tutkunları. Lise 1… Matematik zayıf, özel ders almam gerektiğine karar verilmiş. Sevmiyorum matematiği, ama yapacak bir şey yok. Okul yetmezmiş gibi bir de evde hoca gelecek.
İlk ders geldi. Orta yaşlı (tabi benim iki katım yaşında), tipik okul hocalarına benzemeyen yakışıklı bi herif… İlk gün konuşmayla, tanışmayla geçti, anneyle beraber falan… Sonraki ders benim odaya kapandık. Kitaplar, formüller, işlemler üffff… Berbat sıkıcı, nalet…
Bu arada fark ettim ki, bizim yakışıklının gözü benim tomurcuklanmış memelere kayıyor ikide bir… İlk gördüm, “acaba” dedim. İkinci gördüm “belki” dedim, üçüncüde karar verdim “sapık bu herif”…
Benim de kendi vücudumu tanıdığım yıllar… Memelerimin kabarması, götümün başımın yuvarlaklarının artması, kadın tipine girmem hoşuma gidiyor.
Annemin seksi çamaşırlarını giyip makyaj yapıp aynada kendimi izliyorum yalnız olduğumda… Lolita dedikleri bi afet var aynada… Etli dudaklar, kabarık dalgalı saçlar, pembe uçlu yumruk gibi memeler, kabarık tüylenmeye başlamış kuku, uzun ve düzgün bacaklar…
E, canım da sıkılıyor zaten… Adamın bakıp durması, ben kitabın üstüne eğildikçe gözleri parlaması, yüzüne bakınca gözünü kaçırması, bir eli kalemle not alırken, diğerinin hep aşağıda, masanın altında olması… Hoşuma gitmeye başladı.
Etek boyunu kısalttım gitgide… Makyajı abartmaya başladım. Annemin baştan çıkarıcı, kadınsı parfümlerinden kokular… Üzerimde hatlarımı daha bir göze batırıcı giysiler… Mini etekler, bacaklarımı ortaya çıkaran…
Annem rahat çalışmamız için bizi yalnız bırakıyor odada… Sonraları sıkılıp gitmeye, biz evde de yalnız kalmaya başladık. Sıkılmamam için arada mola veriyor, havadan sudan bahsediyor, bir şeyler içiyoruz.
Sıkılmıyorum tabi, rahatlıyorum. Nasıl sıkılayım, öyle eğleniyorum ki… Adamın gözü sürekli benim üstümde… Ağzı açık ayran budalası gibi gözünü ayırmıyor benden, güya çaktırmadan…
Ben de güya farkında olmadan oramı buramı açıveriyorum adamı öldürürcesine… Dikkatsiz (!) oturmalar… Annemin transparan, pembeli, cicişli külotlarla frikikler… Bacaklarım sürekli meydanda…
Üzerimde ya ip askılı bluzlar, ya düğmeleri sütyene kadar açık incecik kumaştan gömlekler… Açık olmasa bile ince kumaştan sütyenimin bütün dantel detayları görünüyor.
Odamda boy aynam var. Çaktırmadan onun bana nasıl sikecek gibi baktığını görebiliyorum. O baktıkça ben zevkten bayılıyorum. Nasıl bayılmam… Yeni yetme ergen bir lolita olarak koskoca öğretmeni, bir erkeği kendime baktırıyorum… O kadar güzelim, o kadar seksiyim ki…
Koltuklarımın yanında başka şeylerim de kabarıyor bu arada… Vücudumda bir takım değişiklikler… O baktıkça ben sapıtıyorum, açılıyorum.
Bu arada hocamın dili de açılmaya başladı. Bana iltifatlar, canım’lar, güzelim’ler, yanağıma, saçıma dokunmalar, derste bacak, kol temasları… Matematikten başka şeylerden, kızlardan, oğlanlardan sohbetler gelişmeye başladı molalarda…
Neyse, uzatmayayım… O gün…
Yine süresi iyice artmaya başlayan ders aralarından birindeyiz. Annem yine evde yok. Salona geçip soğuk kola içiyoruz, sohbet ediyoruz. Üçlü koltuktayız. Hocamın yine her zamanki gibi gözü bende, vücudumda… Ben konuşurken ağzımın içine düşecek gibi, dudaklarımı yiyecek gibi gözünü dikiyor.
O baktıkça ben abartıyorum, ara ara dilimle ıslattığım dudaklarımı yuvarlaya yuvarlaya, bebeğimsi konuşuyorum iyice… Bacak bacak üstüne atmışım, mini etek sıyrılmış…
Ben muhabbet nasıl oraya geldiyse(!) okulda, oğlanların yaptıklarını anlatıyorum, işte “yaramazlar, rahatsız ediyorlar, yere silgi düşürüp bacaklarıma bakıyorlar” falan, şikayet ediyorum… Hocam ilgiyle, gözünü benden ayırmadan beni dinliyor, sorularıyla olayı iyice detaylandırıyor, nasıl bakmış, nereme bakmış, ayağımda külot var mıymış…
– “Normal ama,” deyiverdi ben anlattıktan sonra…
– “Neden hocam?” dedim. “Ben bir şey yapmadım, benim suçum yok ki…”
– “E, erkek milleti böyledir yavrum” dedi. “Yaşları büyük de olsa, küçük de olsa güzel kızlara hep yaparlar böyle şeyler… Sen de maşallah çok güzelsin, sana tabi yaparlar. Hele böyle minicik eteklerle okula gidersen… Çocuklar da yakından bakmak isterler.”
– “Aman hocam” dedim utanır gibi yaparak… “Ben güzel değilim ki… Benden güzel kızlar var okulda…”
– “Öyle deme Gülüm… Güzelim. Güzelsin. Sendeki hava kimsede yok.”
– “Yaa, ne havası hocam? Değilim işte…” dedim dudaklarımı büze büze…
– “Canım benim, inan bana sendeki güzellik, seksilik o kızların hiçbirinde yok, onun için oğlanlar seninle uğraşıyorlar. Ben de o yaşta olsam seninle uğraşırdım.”
– “Yapmayın hocam dedim yine, nerem güzel benim?”
Yanyana oturuyoruz koltukta… Elini uzattı, saçımı okşadı,
– “Saçların güzel” dedi.
Ben bekledim. Tepki vermedim. İşaret parmağını burnuma dokundurdu,
– “Burnun minicik, güzel…” dedi. Parmak aşağıya indi, tüy gibi dudaklarımı okşayıp
– “Dudakların harika, tazecik, çilek gibi…” dedi.
Bakışları düğmeleri açık gömleğimin sımsıkı sardığı, üst kısmını açıkta bıraktığı memelerimde dolaştı bana göstere göstere… Ama oraya dokunmadan aşağıya indi. Parmaklarının ucuyla mini eteğimin başladığı yerden dizlerime kadar okşadı bacaklarımı…
– “Hele bacakların…”
Sesi boğuk boğuktu bunu söylerken… Ben de heyecanlandım, ne yapacağını bekliyorum. Eli tekrar geri gelmeye, bu kez avucuyla okşayarak yukarı çıkmaya başladı. Yavaş yavaş… Eteğimin baldırlarımın yarısına kadar olan hizasına geldi, eteği sıyırıp ilerlemeye devam etmek isteyince elimi hemen üstüne koydum,
– “Hocamm…” dedim…
Ben de heyecanlanmıştım onunla beraber… Babamın yaşında koca bir erkek beni beğeniyor, hayranlıkla, heyecanla bacaklarımı okşuyordu. İçimde acayip şeyler olmaya başlamıştı. Fırtına çıkmıştı sanki… Başım dönüyordu.
– “Şşş…” dedi fısıltıyla… “Bebeğim… İtiraz etme… Çok güzelsin sen… Güzelliğinin farkında değilsin… Erkekleri bitirirsin sen… Kızma çocuklara güzelim…” diye devam etti.
İtiraz edemiyordum ki… Şaşkındım… Yaprak gibi titriyordum. Yaptıkları hoşuma gidiyordu, zevk alıyordum. O da bunun farkındaydı zaten… Kendimi arkaya bıraktım, koltuğa yaslandım. Sımsıkı tutuyordum elini, ileri gitmemesi için… Eli orada, bacağımda kaldı, ilerlemedi, ama çekmedi de…
Bu kez sol eli koltuğun arkalığından yaklaşmış, saçlarımın altından boynumu okşamaya başlamıştı. Parmakları saçlarımın arasında, kulağımda, boynumda dolaşıyor, kulak mememi parmaklarının arasına alıp ovalıyordu.
Yanıma yaklaştı iyice… Sol kolunu boynuma doladı… Başını iyice yaklaştırdı bana… Derin bir nefes aldı burnundan…
– “Ohhhh…” diye inledi… “Hele kokun… Adamı bitirirsin sen… Her şeyinle bitirirsin…”
Kıpırdayamıyor, hareket edemiyordum şaşkınlıktan… Oyun diye başladığım şey nereye gitmeye başlamıştı böyle… İçimdeki fırtına büyüyordu gitgide… Nefes alışlarım artmaya başlamış, yanaklarımın kıpkırmızı olduğunu hissediyordum…
Eğildi, dudaklarını heyecandan titreyen, yarı açık dudaklarımın üzerine koydu. Şaşkın gibiydim. Dudaklarımı öpmeye, emmeye başladı. Arada dilinin ucuyla gezindiğini hissettikçe titriyordum. Güzel bir şeydi bu… Sevişmek…
– “Hocamm..” dedim ağzımın içinde yarı itiraz edercesine… Cevap vermedi, dudaklarını iyice bastırdı…
Bacağımdaki eli kıpırdadı sonra… İlerledi… Mini eteğimin altına girdi yavaşça… İlerledi… Tüylerim diken dikendi… Kasıklarıma bir alev topu yürüyordu sanki… Bacağımın iç tarafını okşaya okşaya küloduma kadar geldi eli… Kasılıverdim… Bacaklarım kilitlendi…
– “Şşşş…” dedi yine yatıştırmak için… Dili dudaklarımı zorluyor, açılmasını istercesine dolaşıyordu dudaklarımda… Araladım ben de… Dili ağzımın içine girdi… Dilimi okşuyordu diliyle…
Zevk… Zevk… Zevk…
Kendimi bırakıverdim… Bacaklarım aralandı… Eli külodumun üstünden kukumu okşamaya başlamıştı şimdi. Offf… Parmaklarının baskısı bitiriyordu beni… İçimden çağlayanlar boşalıyordu sanki…
Sonra…
Sonra kalın parmaklarını o gün giydiğim annemin minicik şeffaf siyah külodunun yanından içeriye soktu. Sıcak parmakları yeni tüylenmiş amıma değiyor, okşuyor, bastırıyordu… Şimşekler çakıyordu beynimin içinde…
Dudaklarımı somuran dudaklarından kurtarıp nefes almaya çalıştım. Sanki denizin dibinden çıkmışım, oksijensiz kalmışım gibi ağzım açık, göğsüm inip kalkıyordu.
Nasıl bir şey bu, nasıl anlatılmaz bir zevk, o yakan duygular, her tarafımı kasıp kavuran ateş… Elim hala elinin üstünde, parmakları durmadan kıpırdıyor kasıklarımda, amımın üstünde…
Zevkten ıslanmışım. Elini çekip kaldırdı, parmaklarını gösterdi bana… Islaktı, parlıyorlardı. Parmağını ağzına götürüp yaladı. Burnuna götürüp kokladı…
– “Ohhh… Bebeğim…” diye inledi… “Çiçek gibi kokuyorsun… Tadın çilek gibi… Yavrum benim..” diye fısıldadı.
Ben koltuğa pelte gibi yayılmış, kıpırdayamıyordum. Elini gömleğimin düğmelerime götürüp tek tek açmaya başladı. Dakikalar sürdü açması sanki…
Striptiz yapar gibiydim önünde… Her düğmede açılan yerimi içine sindirir gibiydi. Eğilip öpüyordu açtığı her yeri… Çıkarmadı gömleğimi… Eğilip sütyenimin üstünden memelerimi avuçladı önce…
– “Ovvvv…” diye kıvrandım.
Yine şimşek çakmıştı beynimde… Hele eğilip sütyenimi indirdiğinde, kabarmış meme ucuma dudaklarını dokundurduğunda… Bittim… Eriyordum zevkten… Dilinin ucuyla meme uçlarımda dolaşıyor, okşuyordu.
Dudaklarıyla kavrayıp emmeye başlayınca zıpladım… O ana kadar hareketsizken, saçlarından tutup kavradım. Durdurmak istiyordum onu… Öyle zevk alıyordum ki, adeta acı çekiyordum, saçlarını çekiştirip memelerimden uzaklaştırmak istiyordum çaresizce… Ama saçlarını karıştırıp okşamaktan başka bir şey yapamıyordum.
Köpek herif… Ustaca yapıyordu yapacağını… Benim gibi körpe, hiç bir şey görmemiş bir lolitanın üzerinde bütün tecrübelerini konuşturuyordu.
Daha memelerimi okşayıp öperken ilk orgazmımı yaşadım. Fırtına büyümüş, büyümüş, kasırgaya dönmüştü… Kasılıyordum… Kıvranıyordum… Ahhh.lar, Oohhh.lar dudaklarımın arasından fırlıyordu. Bırakmadı, öpmeye emmeye devam etti.
Önümde diz çökmüştü şimdi… Ben de doğrulmuş, memelerimi dudaklarından ayrılmaması için kendimi öne vermiştim. Ellerini yine eteğimin altına soktu. Okşaya okşaya külodun yanlarına geldi.
Çıkarmaya çalıştı, kalçamı kaldırıp yardım ettim. Yavaşça sıyırıp altı külodumu, bacaklarımdan aşağıya, ayaklarıma indirdi. Elimi apış arama götürüp kapatmaya çalıştım, engel oldu. Memelerimdeki dudaklarıyla, başıyla baskı yapıp beni arkaya itti, kaykıldım.
Eteğimi kaldırdı. Kabarmış amım gözünün önündeydi. İlk defa yabancı bir erkek görüyordu amımı… Bacaklarım bitişikti. Dizlerimden tutup ayırdı… Ayırdı…
Çiçek gibi önünde açılmıştım şimdi… El, göz değmemiş, bakire amımı gözleriyle yiyordu sanki… Sonra eğilip gerçekten yemeye başladı. Sarsıldım… Bittim… Dudaklarını amımda hissetmek, o sıcaklık, dilinin ıslaklığı öldürüyordu beni…
İkinci orgazmımı o sırada yaşadım… Başımı sağa sola atıyor, kıvranıyordum deli gibi… Ellerim saçlarının arasındaydı, yoluyordum saçlarını… Sanki dakikalar sürdü o şehvet… O zevk…
Kendime geldim. Baktım, pantolonun fermuarını açmış, sikini çıkarmıştı. Bana bakarak sıvazlıyordu sikini… Büyük bir siki vardı… Başı kocamandı… Hele o yaşta bana dev gibi geliyordu…
İlgiyle bakıyordum parmaklarının arasındaki şeye… Kazara babamınkini falan görmüştüm bir anlığına… Okulda oğlanın biri malzeme odasında gösterivermişti kalkmış pipisini…
Ama bu… İlk defa bu kadar yakından, bu kadar ayrıntılı görüyordum. Gözümü alamıyordum ondan…
Dizlerinin üstünde yanaştı, kalçalarımdan tutup kendine çekti, o koca sikini benim sularımla ıslanmış, parlayan amıma sürdü, irkildim,
– “Hocam…” dedim. “Yapma, ben…”
– “Biliyorum aptal kız…” dedi gülerek eğildi dudaklarımdan öptü… “Sınıftaki acemi oğlanlarla bir tutma beni… Merak etme sen… Bana güven…”
Dakikalarca sikini sürdü ıslak amıma… Fırçaladı sınıftaki oğlanların deyimiyle… Benim kuduruk amcığım da hala hızını kesmemiş, suyu bitmemişti sanki… O sikini klitorisime sürttükçe yine zevk alıyor, yine içinden su boşalıyordu… Bir süre sonra aniden kalkıp saçlarımdan tuttu, sikinin başını ağzıma sokmaya çalıştı.
– “Ohhh… Al bebeğim… Beni ağzına alll…” diye inliyordu bir yandan da.
Ama mümkün değildi. Minicik ağzım onun yumruğum gibi başını almıyordu, zorluyordu. (Sonra sonra başardım)
Ve boşaldı… İnliyordu durmadan… Spermleri durmaksızın fışkırıyor, yüzüme, ağzıma, burnuma akıyordu. Kaçmak istedim, saçlarımdan tutup kavradı, bırakmadı, ucunu ağzıma dayadı.
Ağzımın içine bile boşalıyordu. Dilimin ucuyla okşadım sikini… Spermlerinin tadına baktım. Alnımdan, yanaklarımdan akıyor, süzülüyordu spermler…
Bitti sonunda… Kendini koltuğa, yanıma bıraktı… Nefes nefeseydi… Yüzü kızarmıştı. Hayatımın ilk erkeğini mutlu etmiştim. Ben de mutluydum.
– “Hadi git temizle yüzünü bebeğim. Üstünü toparla. Annen gelir şimdi…” dedi.
Banyoya gidip aynaya baktım. Saçlar karışmış, dudaklar şişmiş, yanaklar kızarmış, spermler yer yer parlıyor. Yüzümü yıkayıp temizledim, gömleğimi sütyenimi düzeltip içeriye gittim. O da toparlanıp masaya oturmuştu. Elini uzattı, dizine oturttu beni… Dudağımı öpüp,
– “Güzel miydi bebeğim?” diye sordu.
– “Güzeldi hocam…” dedim çekinerek…
– “Aramızda kalacak bunlar bebeğim… Kimseye bahsetmek yok, kız arkadaşlarına bile… Kimseye… Tamam mı?”
– “Tamam hocam… Deli misin? Kimseye anlatılır mı?” dedim suç ortağıma…
– “Hadi derse dönelim, yoksa kendimi tutamam, annen geldiğinde bizi yine böyle bulacak,” dedi.
İşte… İlk seks deneyimim… Hocam sayesinde…
Bu kadar mı? Hayır… Daha neler oldu neler… Anlatırım vakit buldukça…

Ablamın Sevgili Kızlığımı Zorla Bozdu

Merhaba sex hikayeleri okurları, sizlere anlatacaklarım aslında sorunum ile ilgili yaptığım arama sonrasında bir anda yazmaya karar verdiğim gerçek olaylardır. Direk konuya girerek olan biteni yazmak istiyorum. Ablam İstanbul’a üniversite için gittiğinde ben lise üçüncü sınıftaydım, liseyi bitirene kadar ve onun gibi bende okul için İstanbul’a gidene kadar ablam üçüncü sınıfa geçmişti. Derslerinde başarılı bir kız olduğum için ve ablamla beraber okumanın, yani onun yanında kalarak okula gitmenin benim için iyi olacağını düşündüğüm için üniversite sınavından sonra aldığım puan ile İstanbul’da bir üniversite yazdım. Okulun ablamın okuduğu üniversiteden daha yüksek puanlıydı ama ablamın kaldığı eve biraz mesafesi vardı.
Ablam okulunun yakınında bir evde oturuyordu, bense metrobüs ile okula gidip geliyordum. Ablamın yanına taşındığım ilk gün baş başa oturarak bir kaç dakikalık kısa ve net bir konuşma yaptık. Bana evdeki hayatlarımızı unutmamı ve burada olanların burada kalacağını söyledi. Bunu söylemesinden ki neden tabiki yaptıklarını bizimkilere ispiyonlamam içindi, gerçi babam ve annem ben evden çıkarken o son gün bile “aman ablana göz kulak ol, bizi merakta bırakmayın” gibisinden bir konuşma bile yapmıştı. Ablamın biraz özgürlüğüne düşkün bir kız olduğunu bizimkiler lise dönemlerinden çok iyi biliyorlar. Ablam zaten üniversite için İstanbul’a gideceğim dediğinde babam bir hafta boyunca ablamı okula göndermek istemedi. Evde rahat durmuyorsun orada kim bilir neler yaparsın diye günlerce ablamla dövüştü. Aslında haksızda değil, bir bakıma ablamın ne kadar yaramaz kız olduğunu bende biliyorum ve özellikle kız arkadaşından daha çok erkek arkadaşının olduğunu bizimkiler bilmiyor bile.
Ablamın yanına geldiğim ilk gün bana üstü kapalı bir şekilde olan biteni evdekilere yetiştirme dedikten sonra yemek için ve biraz dolaşmak için çıktık. O hafta okulların açılmasına bir hafta olduğu için sürekli dışarılarda dolaşıyorduk. Ablamın erkek arkadaşlarından bir tanesini bile okullar açılmadan göremedim. Hatta ben ablamın evine gittiğimde daha farklı bir ortam beklemiyor da değildim aslında. Ne yalan söyleyeyim kendi kendime sevgilisi ile aynı evde kaldığını bile kurguluyordum diyebilirim. Her neyse okullar açıldığında ilk bir iki hafta eve gelen gidenler yüzünden düşüncelerimin ne kadar doğru olduğunu anlamıştım. Evde olduğu gibi burada da eve gelenlerin çoğu erkekti, yani kız arkadaşından daha çok erkek arkadaşı vardı. Hele onlardan biri yok mu, işte o bana zorla sahip oldu ve sizlere bu hikayeyi yazmama neden oldu. Aslında bunda benimde biraz suçum olabilir çünkü Yusuf ile ilk karşılaştığımda yakışıklı olmasından etkilenmiştim. Hele ki kibar konuşmaları ve samimi tavırları beni kendine hayran bırakmıştı.
Tüm bu kibarlığının altında aslında bir zorba yattığını anlamam için aradan iki ayın geçmesi gerekiyordu. Bu iki ay boyunca Yusuf her ne kadar ablamın erkek arkadaşı olsada, onu ziyaret için eve geliyor olsada genelde benimle zaman geçirmeyi sever, eğer ortamda ben yoksam ve odamda ders falan çalışıyorsam hemen odama gelip yanıma otururdu. Bende ablama ayıp olmasın diye Yusuf odama gelince onuda alıp salona, ablamın yanına geçerdim. Bana olan ilgisinden sadece benim değil ablamında haberi vardı çünkü o kadar bariz bir şekilde ilgisini belli ediyordu ki bunu anlamamak mümkün değildi. Öte yandan ablam da Yusuf’a karşı boş değildi. Hatta ablama göre Yusuf ablamın erkek arkadaşından öte, sevgilisiydi, en azından sevgili adayıydı diyebilirim. Zaten bunu bildiğim için Yusuf ile baş başa kalmaktan, ona karşı yakın davranmaktan çekiniyordum ve bir nevi ablamın yüzünden ona yüz vermiyordum. Yinede ona karşı soğuk davransamda, aramıza bir sınır koyabilmek için çabalasamda başaramıyordum. Yani yüzüne karşı “defol git, seni istemiyorum, benimle muhatap olma” diyemesemde yeri geldiğinde her ne kadar ters davranırsam davranayım bir şekilde ortamı yumuşatıp işleri şakaya vuruyordu.
Zaten bu halinden dolayı içten içe beslediğim ilgim her geçen gün dahata artıyordu. Sonunda tanıştıktan tam iki ay sonra ablam bazı geceler olduğu gibi arkadaşları ile dışarı çıktı. Genelde bu dışarı çıkmaların sonunda eve ya sabaha karşı geliyor yada hiç gelmeyip beni cep telefonundan arayarak merak etmememi söylüyordu. İşte o gün, yani o gece bu tür bir geceydi, ablamın eve geç geleceği yada gelmeyeceği gecelerden biriydi. Saat oniki civarı olduğunda odamdan çıktım ve ders çalışmaya biraz ara vererek televizyon izlemek üzere salona geçtim. Saat onikiye kadar falan televizyonun başında zaman geçirdikten sonra artık uyumayı düşünerek odama tekrar dönmek üzere salondan çıktım. Tam salonun kapısından çıktığımda birden kapı çaldı. Tanıdık biri olmadığını düşünmüştüm çünkü tanıdık biri olsa telefon falan eder diyordum kendi kendime. Kapıyı açmadan önce delikten baktım kim gelmiş diye, gelen Yusuf’tu ve yanında kimse görünmüyordu.
Kapıyı açtım ve açar açmaz “ablam evde değil” diyerek kapıdan göndermek istedim ama içeri girmekte kararlıydı ve bir kaç saniyenin ardından içeriye dalıverdi. Girer girmez salona geçip eline kumandayı alarak “bu gece biraz sıkkınım, yanlız kalmak istedim ama aklıma sen geldin, yanlız kalmaktansa sana uğrayım dedim” dedi ve benden yanına oturmamı istedi. Dedimya içten içe biraz ilgim vardı, hoşuma giden tavırları vardı ve gönülsüz görünsemde yanına oturuverdim hemen. Televizyonu açıp “ee ne yapıyordun ben gelmeden önce” diyerek bana döndü. Bende “hiiç işte ders çalıştım, biraz ara verip televizyon izledim, şimdide yatmaya gidecektim ki sen geldin” dedim. Gülümseyerek “ablan yine kopuyordu, çok sosyal bir kız ya” dedi. Daha önce ablamın geceleri evden çıktığında nerelere gittiğini pek bilmiyorduma ma Yusuf’un anlattığına göre bir kaç arkadaşı ile barlarda dolaşarak sabahlara kadar eğleniyorlarmış. Bir kaç dakika ablamdan konuştuktan sonra Yusuf “neyse sen yatacaktın demi, ben seni tutmayayım” diyerek televizyonu kapattı.
Beraber koltuktan kalktık ve Yusuf’un dışarı çıkacağını düşünerek kapıyı açtım. Bana “nereye gidiyorsun” diye sordu, bende “ben gitmiyorum, ben yatacağım, sen gitmiyor musun” dedim. Elini uzatıp kapıyı kapattı ve “bu gece burada kalsam olmaz mı, bu saatte nasıl gideyim eve” dedi. Bende “taksiyle gidebilirsin mesela” diyerek tekra kapıyı açtım ama yine kapatarak “beraber kalsak olmaz mı” diye sordu. Ciddi olmaya çalışsamda gülümsememi gizleyemiyordum, gülümseyerek “saçmalama ya ne alakası var, hadi sana iyi geceler” dedim. Dışarı çıkmak yerine ablamın odasına doğru yöneldi “ya tamam senin odanda kalmayacağım ki, ablanın odasında kalırım ne olacak sanki” dedi ve içeri girip yatağın üzerine oturdu. Bende “iyi o zaman” dedim ve kapıyı kapatıp odama geçtim. Aslında odamın kapısının üzerinde anahtar vardı, odamı kilitleyebilirdim ama ne bileyim belki yanıma gelir bir kaç dakika romantik birşeyler yaşarız diye düşünmüştüm.
Odama geçtikten beş dakika kadar sonra geceliğimi giyip yatağa yattım. Tam o sırada Yusuf kapıyı aralayıp içeriye başını uzattı ve “uyudun mu” diye seslendi. Ben de “evet uyudum” dedim. Gülerek içeri girip yatağımın başına oturdu ve “benim uykum yok ya ne yapsam ki” dedi. Yine yüzümdeki gülümsemeyi gizleyemiyordum, gülümseyerek “o senin kendi sorunun, bir şekilde hallet işte” dedim. Yavaş yavaş yanıma yaklaştığında birşeyler falan söyleyecek zannettim ama elini yanağımın üzerine koyup “senin burada olduğunu bildiğim halde nasıl uykuya dalabilirim ki, sana olan ilgimi yeterince belli ettiğimi düşünüyorum” dedi. Hiç tepki vermeden öylece bakıyordum, sonra yavaşça yaklaştı ve dudaklarımı öpmeye başladı. Aslında düşündüğüm şey tam olarak buydu, yani romantik birşeylerden kastım böyle birşeydi fakat dudaklarım öperken elini yatağımın içine sokup göğüslerimi okşamaya başladığında kendimi geri çektim ve “yavaş ol ne yapıyorsun” diyerek uzaklaşmak istedim.
Gözlerime bakarak “ne yapabilirim, seni deli gibi arzuluyorum” dedi ve tekrar dudaklarıma yaklaştı. Bu defa öptürmedim ve elimi omzuna koyarak itekledim ama elimi tutup göğüslerimin üzerine doğru bastırdı. Diğer elimi çıkarttım ve onunla iteklemek istedim ama onuda aynı şekilde göğüslerimin üzerine bastırıp dudaklarıma tekrar yapıştı. Öpmemesi için başımı sağa sola çeviriyordum ama her çevirişimde bir kaç saniyede olsa dudaklarımız birbirine değiyordu. Derken elinin tekiyle iki elimi birden kavrayıp tutarak çenemden sıkıca tutup dudaklarımı azğına alıp emmeye başladı. Öyle kararsız kalmıştım ki içimden bir ses “bırak boşver öpsün neden çekyiorsun kendini” diyordu, diğer ses ise “bu gece istediğini verirsen bir gecelik bir aşktan ötesi olmazsın, kendini koru” diyordu. Sonunda dudaklarımı öpmesine izin verdim, ellerimi hala kurtarmaya çalışıyordum ama dudaklarımı kaçırmadan bekliyordum. Çenemi tuttuğu eline artık gerek kalmayınca, yani dudaklarımı kaçırmayınca bu defa elini yine yatağın içine soktu ve göğüslerimi okşamaya başladı.
Ben bu defa yine karşı koymaya çalıştım ama bu kez çok farklıydı çünkü dudaklarımı öpmekle uğraşmıyor direkt olarak göğüslerimi avuçluyordu. O an anlamıştım ki bu gece başıma bir iş gelecekti o yüzden daha fazla ilerlemeden duruşumu belli etmem, Yusuf’u evden kovmam gerekiyordu. Artık biraz sinir içerisinde “bırak beni, defol git buradan” diye bağırmaya başladığımda Yusuf elinin biriyle ellerimi tutarken diğeriyle de ağzımı kapattı ve “bu gece senin için geldim buraya, neden direniyorsun ki, sende istiyorsun beni” dedi ve elini çektiğinde bağırmamamı söyledi. Elini çeker çekmez yine bağırmaya başladım ama fazla uzun sürmedi çünkü elini yine ağzıma kapatarak sesimi kesti. Ardından ise ellerimi tutan elini çekerek üzerime çıkıverdi. Çıkar çıkmaz pantolonunun ön kısmı, yani penisinin sertliği vajinama denk gelmişti. O sertliği hissettiğimde içim bir hoş oldu ve Yusuf’a karşı biraz daha yumuşadım. Karşı koyuyordum ama o sertlikte aklım kaldığı için fazla direnmiyordum.
Sonunda elinin birini kullaaran aletini dışarı çıkarttığında ve benimde eşofmanımı indirerek külotumu dizlerime kadar sıyırdığında içime gireceğini söyledi ama öncesinde bakire olup olmadığımı sordu. İçime girmemesi için bakire olduğumu söyledim ama bu defada “o zaman biraz canın acıyacak” diyerek aletini eline alıp vajinama dayadı. Daha başını hissetmiştim ki o kadar büyük bir acı yaşadım ki hemen elime iteklemeye başladım ama başını soktuktan sonra geri dönüşüde olmamıştı. Ben her direndiğimde biraz daha fazlasını içime giriyordu. Soktukça sokuyor ve bir türlü sonu gelmiyordu sanki. Sonunda tamamen içime yerleştirdiğinde acıdan gözlerimden akan yaşlar gözümün kenarlarından yastığa doğru akıyordu. Yusufun altında acılar içerisinde inleyerek içimden çıkmasını isterken bazen ona karşı koymak yerine sıkıca sarılarak acılara katlanmaya çalışıyordum. Yusuf ise ben acı içerisinde kırvanırken “tamam aşkım, geçti bitanem, sabret az kaldı” gibi şeyler söylüyorlardı.
Bana her “tamam birazdan alışacaksın” dediğinde acım dahada katlanarak artıyordu. Daha fazla dayanacak gücüm kalmayınca üzerimden atmak için son bir kez daha itekledim ama başarısız oldum ve işte tam o an tecavüz başladı diyebilirim. O ana kadar içimdeki hislerden emin değildim, içime girdiğinde bile acının geçmesiyle zevk alacağımı düşünerek birazda olsa istekliydim fakat sonunda hissettiğim ve geçmek bilmeyen acı yüzünden elimden geldiği kadar karşı koymaya başladım. Ben ne kadar karşı koyarsam koyayım Yusuf istediğini almıştı ve o istediğini alırken bense çektiğim acıularla baş başa kalmıştım. İşini bitirmesi on dakikadan uzun sürdü. On dakika boyunca her geçen saniye artık acı eşliğinde hem inledim hem ağladım. Üzerimden kalktığında kıpırdayacak halim yoktu, elimi vajinama götürerek tecavüz sırasında hissettiğim ıslaklığın ne olduğunu anlamak için elimi vajinama götürdüm. Elime o kadar yoğun bir şekilde kan geldiki anlatamam.
Ellerimin arasında gördüğüm o kan sonrasında öyle korkmuştum ki korkudan çığlığı basıverdim. Üstelik öyle bağırsam mı yoksa bağırmasam mı diye bir düşünce yoktu, avazım çıktığı kadar bağırmıştım. Yusuf hemen elini tekrar ağzıma kapattı ve “korkma bakire olduğun için kanadı, birşey yok” diyerek beni sakinleştirmeye çalıştı. Biraz biraz sakinleştiğimde ise “bekle burada hemen geliyorum” diyerek mutfaktan kağıt havlu getirip vücudumdaki kanları temizledi. Ardından bana sıkıca sarılarak “sakin ol korkacak birşey yok” dedi ve yataktan kaldırarak banyoya soktu. Ben banyoda temizlenirken oda yatağımda ki kanlı çarşaf ile ilgilendi. Banyaodan çıktığımda çarşafımı falan banyonun kapısnın önüne atmıştı, bana “ben gidiyorum, artık sık sık görüşürüz umarım, benim için çok güzeldi” dedi ve çıkıp gitti. Aslına bakarsanız ben öyle porno hikayesi okumak için internette dolaşan bir kız değilim ama yaşadıklarımı araştırmak üzere bilgisayar başına geçtiğimde, tecavüze uğramış bakire kızlar ile ilgili yazılar araştırdığımda nasıl olduysa bu siteye yönlendim.
Girdiğimde birkaç hikaye okudum ve aslında yaşadıklarımın farklı bir dgözle bakıldığında sitede yer alan sıradan bir tecavüz hikayesi’nden farkı olmadığını anladım. Yalan yok hikayelerinizden okurken biraz ıslaklıkta hissetmedim değil :). Sitenizdeki hikayelerin yanı sıra yeni tecavüz hikayesi arayanlar sanırım benim yaşadıklarımı okurken aradıklarını bulacaklar :). Artık bende sizler gibi elimden geldiği kadar sıkı bir hikaye takipçisi olacağımı düşünüyorum ve bu günden sonra tecavüz değil ama yaşadığım ilişkileri sizlere anlatacağım.

kizligimi bozdu

Kızlığımı Bozdu tamamen pasif bir arkadaşım var. buarada ben 33 yaşında birisiyim. sürekli o arkadaşımla sevişiriz.sevişmelerimiz esnasında bende ona sakso çekerdim.birgün bana telefon etti ve beni çağırdı. gittiğimde yaklaşık 44 yaşlarında kısa boylu bir arkadaşı evdeydi ama adam tamamen aktifti. hemen konuyu sexse getirdi grup yapacaımızı söyledi. bende kabul ettim. soyunduk ve adamla bana sakso çekmeye başladı bana hadi sıra sende dedi. bende hem adama hemde arkadaşıma sakso çekmeye başladım. arkadaşımın siki adamınlkinden baya büyüktü (22 cm) ama kalkmıyor ve sertleşmiyordu. adamın siki 16 cm ama kalkık ve dikti. hoşuma gitmişti. yalamaya devam ettim arkadaşım beni unuttun dedi bende bu daha güzel dedim. onunda hoşuna gitmişti. adamı resmen sömürdüm. ve sonra arkadaşım yeter dedi. bıraktım adamın sikini bu arada bir ara arkadaşımın içime girmeye çalıştığını farkettim ama deliğim daracık olduğu için giremediğinden adamın işi çok zordu. niyetimi bozmuştum verecektim adama. adam yattı ben adama sakso çekerken arkadaşım deliğimi kremleyip parmaklamaya başladı sonradan anladımki adama beni siktireceğine söz vermiş.? adam yeter artık azda üstüne otur dedi bende oturdum adam deliğime fırça çekiyordu acayip zevk aldım ve devam etmesi için ve arkadaşımın parmaklıyarak azıcık açtığı deliğime girmesi için pozisyon aldım ve adamın her hareketiyle deliğimin açıldığını hissettim. artık hazırdım vericektim kızlığımı domaldım adam giremedi bayağı zorlandı baktım olmıyacak canım yanıyor adama sen yat dedim oda yattı. bende yavaşca üstüne oturdum acayip canım yanıyordu resmen deliğim zonkluyordu ama hoşumada gidiyordu. ve adam tamamen köklediğinde bende bir çığlık oldu ama arkadaşım fazla bağırmamam için hemen ağızıma sikini verip susturdu canım çok yanıyordu. adam hiç hareket etmeden öylece durmuş artık karım oldun diyordu ende evet ama canım yanıyor dedim. adam işinin ehliydi yavaşça içimden çıkar gibi yaptı ama çıkmadı ve yavaşça itelemeye devam etti zevk almaya başladım. adam da zevk aldığımı anlayıp girip çıkmaya başladı beni sikiyordu ve bende zevkten inliyordum. bu arada arkadaşım geliyorum deyip ağızıma boşaldı ben ne olduğunu anlamadan adam içimden çıktı ve döllerini ağızıma akıttı. ve o gece arkadaşımı bırakıp sabaha kadar 4 defa kocam oldu hepsi muhteşemdi. onla sonraki buluşmalarızıda başak bir hikayemde anlatacağım. kendinize iyi bakın meillerinizi bekliyorum istanbuldanım.